Kültürel İnançlar ve Özenti Toplumu
Kültürel İnançlar ve Özenti Toplumu
Her toplumun kültürel inançları farklıdır. Ben bildiriyorum. Sen bildiriyorsun. Evet, herkes bir şeyleri bildiriyor.
Özgürlük adına, haber adına yazılıp çizilen boyalı medya da geçen haber başlıkları hayatımızın bütünü,
yaşam şeklimizmiş kültürümüzü yansıtıyormuş gibi algılanmamalı.
Komşuluk kavramının birçok kültürdeki anlayış biçimi hemen hemen aynıdır. Yetenek gelişiminde
ihtiyaç duyulan yardımlaşmayı sağladığımız yanı başımıza oturan kişiler. Komşular üstümüzde,
altımızda oturmaya başladılar. Yan yana tabiri eskilerde kaldı.
Gönüllülük ilkesiyle yardımlaşma tarihin tozlu sayfalarında unutuldu unutulacak gibi. Projeler ürettiğimiz,
yarınlar için birliktelik gücü verdiğimiz komşular. Köy rüzgârları arasında uçuşup kayboluverdi.
Sivil Toplum Kuruluşları, komşu rüzgârının yerine esmeye başladı.
Spor, futbol, basketbol, tenis ve voleybol, komşuculuğun yerine bireysel spor etkinlikleri moda oldu.
Birbirimiz için zaman ayırmak imkânsızlaştı. Medeniyet çarkının dişlileri arasında biri olup çıktık.
Motor sporları, su sporları, günübirlik turlar her birisi için ayırdıkları zaman gücünde yirmi dört saat
yerine kırk sekiz saat yaşanması gereken özentili yaşam biçimleri.
Teknoloji dedikleri, kolaylık dedikleri, Medeniyet dedikleri tek dişi kalmış canavar.
Mavi yolculuk akımının yeni yetme fikirleri. Her birisi yeni dünya düzeninin vazgeçilmez özentileri.
Yaşamını değiştirmek isteyenlere tek taraflı uçak bileti ayırdım. Ben almayayım teşekkür ederim.
İsteyenler için benim bilet açık bileti ilk gelen kazanır. Benden uzak, su sporları yapmak isteyenler,
dünya şehirlerini gezerek görgüsünü arttırmak isteyenler. Benim uçak biletimi kullanın lütfen.
Gidiş biletiniz olsun nasıl geri gelirsiniz, onu siz düşünün. Nasıl olsa bir kulp bulursunuz.
Haydi, hayırlı günler. Benim kültürümle beni baş başa bırakın yeter.
Yurtdışı tatil, her gün tatil dediler beyinlerde yaşanan duyguların üstünü örtüverdiler. Çalışkan,
üretken kişileri kendilerine benzettiler. Değerlendirme yapacak akıl bırakmadılar.
Coşkular bir çığ gibi eriyip gitti. Medeniyet fitili tükenen bir lamba gibi, öykü dolu anılar şimdi nerede,
deneme yayınları yapan radyolar gibi bir gelip bir giden ümitlerim nerede. Alışveriş meraklısı olmuş insanlar.
Çevre hukuku bilmeyen toplumlar oluşturmuşuz. Alternatif enerji yerine kolay olanı, ucuz olanı
kullanmışlar kullandırmışlar. Doğa ne istiyor sormamışlar. Ekolojik yaşam unutulmuş gitmiş.
Suni duyguların ardı arkası kesilmemiş. Konut kredileri başa bela olmuş Emlak çılgınlığı, dalga boyutlarını
aşmış gitmiş.
Kobi dediler, ticaret dediler, ekonomi ile ayakta kalmak mümkün dediler. Deliler gibi üretip tükettiler.
TV yayınları izlerken bunalıma girdiler. Her geçen gün özümüzden yiyip bitirdiler. Dünya borsaları düşüşte
yürekler ağza gelmiş, zengin para kaybederken, fakir işsiz kalmış. Ticaret, üretimden önce gelmiş bir kere.
Al sat kolay kazanç cazip gelmiş her yerde. Bayram günleri unutulmaya yüz tutmuş. Faizler, tahvil, bono,
repo ve fonlar derken hayat maddesel bir boyuta taşınmış. Para olmuş yaşamlar. Döviz olmuş yarınlar.
Altın vazgeçilmez bir birikim aracı haline gelmiş. Allah sonumuzu hayır etsin, daha başımıza gelecek
olan neler var dersiniz? Ekonomi dibe vurmuş, vuracak. Henüz fırtınanın sesi duyulmadı bile.
Kendisi geldi geliyor. Yarınlara ümitle bakmak isterken, özümüzden kaybettiklerimizi düşündükçe,
ümidim kırıldı kırılacak. Yarınlar çocuklarımız için çok zor günler olacak. Biz yaşadık yaşayacağımızı.
Peki, onların yarınlarına ne olacak düşünen var mı? Saygılarımla.
Kuantum Düşünce Gurubu Başkanı Ahmet Nuray
Kaynakça: Ahmet Nuray eğitim arşivi
KAYNAKÇA: http://www.ahmetnuray.com/egitim_ve_aile_devam.asp?id=89 alıntı












